KÖPEĞİNİZ NEDEN SİZİ DİNLEMİYOR?


Çoğu zaman, insanlar, köpeklerinin kendilerini neden dinlemediğini anlamazlar. Etraftaki başka


köpekler sahiplerine uyarken, sizin köpeğiniz sizi hiç umursamıyor gibi görünebilir. Aslına


bakarsanız bunun birden fazla nedeni olabilir ve 'Hayır' bunların hiçbiri köpeğinizin sizi


sevmediğini göstermez. Bu nedenlerden başlıcalarının üzerinden beraberce geçelim.


 


1- Yanlış ödül kullanımı:


 


Bir eğitmen olmama rağmen, benim bile zorlandığım konulardan biri, çalıştığım köpeğin hangi


ödüle tepki vereceğini bulmak olabiliyor. Bazı köpekler mamaya tepki verirken, bazı köpekler ise


oyuncağa ya da topa çok daha fazla duyarlıdır. Elbette mama ile çalışırken, çalıştığınız mamanın


köpeğinizin damak zevkine uygun olması da önemlidir. Bazen, sahipleri, köpeklerine ödül vermeyi


rüşvet olarak görüp, bunu reddedebilirler. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Köpeğinize ödül


vermek, aranızdaki bağı çok daha sıkılaştıracak ve ödül vermediğiniz zamanlarda da köpeğinizin


sizi dinlemesini sağlayacaktır.


 


2- Sabırsız davranmak ve sinirlenmek:


 


Köpeğinize, istediklerinizi yaptırmak için, önce, ona bunu öğretecek sabra sahip olmanız


gereklidir. Köpeğinizin, insanca bilmediğini unutmamalı ve ondan bir şeyleri istemeden önce


bunu ona öğretmelisiniz. Öğrendiği zaman bile, köpeğinizden bu sabrı esirgememelisiniz. Oyun


alanından çağırdığınız köpeğinizin, size 3 kere gelmeyip 4. seferde gelmesi sizi kızdıryorsa, ona


bağırdığınız taktirde bu, köpeğinizin bir sonraki sefer daha çabuk gelmesini sağlamaz, tam tersi


sizden korktuğu için gelmemesine neden olur. Bir köpeğin düşüncelerinin çok daha basit


olduğunu ve içinde bulunduğu ana odaklandığını unutmayın.


 


3- Kararsız olmak:


 


Bir köpek için, sahibinin sabır ve kararlılığı, onun liderliğinin en büyük kanıtıdır. Köpeğinizin,


insanlara ait olan bu dünyada daha mutlu yaşayabilmesi için, yavruluğundan itibaren uyması


gereken kuralları ona öğretmek, bir sahibin görevidir. Tabi köpekler, bu kurallara uyana kadar


sizin işinizi çok da kolaylaştırmayabilir. Sizin yapacağınız en mantıklı şey, bir karar verip, onu


uygulamaktır. Örneğin, köpeğiniz sofraya atlıyorsa bu tekrarlayabilir. Sabırla, aynı şekilde, ona


pes etmeyeceğinizi göstermeli ve bıkıp usanmadan onu ikaz etmelisiniz. Ya da misafirlerin


üzerine atlayan bir köpeğiniz varsa onu engellemenin yolunu bulup, bu konuda kararlı bir şekilde


devam etmelisiniz. Dediğim gibi, sabır ve kararlılık, sizi, köpeğinizin gözünde bir lider yapacaktır.


 


4- Köpeğinizi çok şımartmak:


 


Genelde, köpek sahipleri, köpeklerinin bir köpek olduğunu unutup, ona bir çocuk gibi davranırlar.


Aslında, bu tamamen yanlış bir davranışırtır, çünkü, çocuklar zamanla büyürler ve onlarla


konuşarak onlara bir çok doğruyu ve yanlışı anlatabilirsiniz. Köpekler ise, öğrendikleri şeyleri


şartlanmayla öğrenirler ve alıştıkları şeyleri devam ettirmek isterler. Yavruyken yatağınız almaya


başladığınız bir Danua, büyüyüp yatağa sığmadığı zaman, onunla konuşarak bu durumu ona


anlatmanız pek mümkün olmaz.


 


5- Gereksiz ödül kullanımı:


 


Evet, daha önce köpeğinize ödül vermenizin doğru ve güzel bir şey olduğunu söylediğimi


biliyorum, ancak ödül, ödül olarak verilmelidir, tıpkı size maaşınızın maaş olarak verildiği gibi...


Eğer biri işe gitmeseniz bile size maaşınızı veriyor olsaydı ne yapardınız? Muhtemelen çok fazla


çalışmazdınız. Köpeklerde de durum farklı değildir. Eğer, köpeğinizi sürekli ödüle ve sevgiye


boğuyorsanız, onun, sizin için bir şeyler yapmasını bekleyemezsiniz.


 


6- Ona zaman ayırmamak:


 


Eğer köpeğinize gerekli zamanı ayırmıyorsanız, onunla aranızdaki bağı kuvvetlendirmek için hiçbir


şey yapmıyorsunuz demektir. Köpeğiniz bir robot değildir. Onunla, onun sevdiği oyunları


oynamalı, uzun yürüyüşlere çıkmalı, parklara gitmeli, sahillerde yürümelisiniz. Yürüyüş, bir


köpekle sahibini birbirine bağlayan en büyük aksiyondur. Köpeğinize, sizi gördüğü zaman


sevinmesi, sizi dinlemesi için, nedenler vermelisiniz.


 


7- Sağırlık:


 


Size şaka gibi gelse de, bir çok yavru köpek sahibii köpeğinin aslında sağır olduğunu çok geç


öğreniyor. Eğer yavru bir köpeğiniz varsa ve çağırdığınızda dönüp bakmıyor, aynı zamanda


seslere hiç tepki vermiyorsa, bu ihtimali de gözönünde bulundurmalısınız.


 


8- Eğitim eksikliği:


 


Köpeğinizle eğitim yapmak, işlerin, çok daha hızlı ilerlemesini sağlar. Eğitim, hem köpeğinize


kuralları anlatmanız için, hem de onunla sosyalleşip aranızdaki bağı kuvvetlendirmeniz için harika


bir yoldur. Elbette profesyonel bir eğitim çok zevkli ve çok yaralıdır fakat imkanlarınız bunun için


yeterli değilse bile, kendi çabalarınızla köpeğinizle eğitim çalışmaları yapmak, ortaya harika


sonuçlar çıkarabilir.


 


9- Aşırı beklenti:


 


Bir köpek edinirken, hele de bu bir yavruysa, bilgi edinin ver gerçekçi olun. Köpek sahibi


olacaksanız, bu işin zevkli yanları olduğu kadar zorluklarının da olacağını hesaba katın. Örneğin,


satın alacağınız çiş damlalarının ya da pedlerin, tuvalet sorununuzu engellemesi, gerçekçilikten


oldukça uzak bir düşüncedir. Yavru köpekler sık sık tuvaletlerini yaparlar ve bunların çoğu da


yanlış bölgelere olur. Yavru köpeklerin dişleri kaşınır ve kemirme ihtiyacı hissederler, hem de


kemirdikleri şeyin basit bir tahta parçası mı, yoksa sizin çok değerli antika bir koltuk mu olduğuna


bakmadan. Yavru köpekler; üzerinize atlamayı, sizi yalamayı, hatta bazen dişlemeyi çok severler.


Yalnız kaldıklarında ağlayıp havlayabilirler ve enerjileriyle sizi oldukça yorabilirler. En kötüsü de o


kadar tatlıdırlar ki, gözlerinizin içine, en sevimli hallerini takınıp baktıkları zaman, size, her


istediklerini yaptırabilirler. :)



BLOG
 

Buluşma noktalarımız